Kültür ve Toplum

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Yunan güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığı göçmenler: Türk askeri bize sahip çıktı

EDİRNE'den geçtikleri Yunanistan'da yakalanan göçmenlere, Yunan polis ve askerlerinin şiddeti artarak sürüyor.Yunanistan'da darp edilip, para ve eşyaları alındıktan sonra Türkiye'ye gönderilen bir grup Suriyeli göçmeni, Türk askerleri sınır köyünde bir eve yerleştirdi.Türkiye'den Yunanistan'a Meriç Nehri üzerinden geçen göçmenlere, Yunan polis ve askerlerinin şiddeti artarak sürüyor.

Yunan askerlerinin yakalayıp şiddet uyguladıktan sonra geri gönderdiği bir grup göçmene, Türk askerleri sahip çıktı.Edirne'nin bir köyündeki eve yerleştirilip, ihtiyaçları karşılanan Suriyeli göçmenlerden Üdey Hassan (18), geçtikleri Yunanistan'da şiddet gördüklerini belirterek, "Biz dün akşam sınırdan geçtik.

Yunan güvenlik güçleri bizi yakaladı.Telefonları aldılar. Çantaları, paraları her şeyimizi aldılar.Bize otur dediler vurmaya başladılar. 'Hastane lazım' dedim kimse beni dinlemedi. Çünkü ayağım çok acıyordu.

Bunu Yunanlar yaptı.Bizi geri gönderdiler.Türk askeri bizi aldı.Bu eve getirdi.Ekmek verdi, yemek verdi.Ayakkabılarımızı bile almışlardı.Türkler bize kıyafet verdi.

Burada durmayız.Bize Türkler baktı, sahip çıktı.Burayı terk etmek istemiyoruz artık.Vatandaşlığımı alır almaz Türk askeri olacağım.Artık ben de Türk'üm" dedi. 'YUNAN ASKERLERİ ÇOK ZALİM'Yunan askerlerinin ağır darp ettiği Suriyeli Ziyad Habbut, hastaneye gitmek istediğini ancak 3 gün bir odada aç ve susuz beklediğini ifade etti.

Habbut, "Ayakkabılarımı almışlardı ama Türk askeri bana ayakkabı verdi.Yunan askerleri her şeyimizi aldı.Paramızı kıyafetlerimizi yani elimizde ne varsa aldılar.Buraya ayakkabısız geldim.Gördüğünüz bu ayakkabıları Türkler verdi.

Yemek verdi, su verdi.Türkler çok iyi ama Yunanlar çok zalim" diye konuştu.'TÜRK ASKERİNE TEŞEKKÜR EDERİZ'Türk askerinin kendilerine insan gibi davrandığını söyleyen İbrahim İbrahim (20), "6 gündür burada bekliyordum.

Dün gece sınırı geçebildim.Yunan askerleri bizi tuttular. Çok dövdüler.Vurdular.Hiç acımadılar.Telefonları ve kıyafetlerimizi aldılar.Vurmaya devam ettiler.Daha sonra bizi denize attılar.

Biz 55 kişiydik.Her yerden insan vardı Pakistanlı, Filistinli, Suriyeli, Iraklı.Hepimizi alıp küçük bir yere koydular. Çok kötü bir yerdi.Temiz değildi.Bize yemek vermediler.

Aç bıraktılar. 3 gün tuttular bizi, hiç yemek vermediler. 12-13 yaşındaki çocuklara bile acımadan vurdular.Kaybolmuş bir çocuk buldum,çok hastaydı.Elinden tuttum, beraber geldik.Burada akrabasını buldum. Çocuğu ona teslim ettim.

Daha sonra Türk askerleri bize sahip çıktı.Geldiğimizde yağmur başlamıştı.Arabanın içinde oturduk.Yemek verdiler.Türk askeri bize iyi davrandı. Çok yağmur yağdığı için Türk askerleri bizi bu eve getirdi" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Muhabir anonsu(Burçak Bozkuş)-Üdey Hassan ile röportaj-Ziyad Habut ile röportaj-İbrahim İbrahim ile röportaj -Türk askerlerinin ayarladığı evden detaylar

Haber-Kamera: Burçak BOZKUŞ-Osman BAKIR/EDİRNE

=============================

Yunan polisinin ayırdığı 10 yaşındaki Menice, ailesine kavuştu

EDİRNE'den anne- babası ve 2 kardeşiyle geçtiği Yunanistan'da güvenlik güçleri tarafından yakalanan 10 yaşındaki Afganistan uyruklu Menice Arapzade, ailesinden ayrılarak bir grup göçmenle birlikte Türkiye'ye geri gönderildi.Ailesini kaybeden Menice, bugün babası Seyid Arazade ile buluştu.Avrupa'ya gitme hayali kuran Afgan Arapzade ailesi, bir grup göçmenle Edirne'deki Meriç Nehri üzerinden Yunanistan'a geçti.

Ancak 3'ü çocuk 5 kişilik aile, Yunanistan'da güvenlik güçlerine yakalandı.Arapzade ailesinden anne- baba ve 2 çocuğu bir araca bindirilirken, ailenin 10 yaşındaki kızları Menice, başka göçmenlerin bulunduğu araca bindirildi.

O anda ailesiyle bağlantısı kopan Menice, beraberinde olduğu göçmenlerle Türkiye'ye geri gönderildi.Ailesini kaybeden Menice'nin durumunu gözyaşları dökerek DHA'ya anlatarak yardım istedi.Anne- babası ile kardeşlerinin hayatlarından endişe ettiğini söyleyerek gözyaşı döken Menice Arapzede, "Ailemi çok özlüyorum.

Burada herkesin ailesi var, benim yok.Biz onlara ne yaptık?Neden ailemle beni ayırdılar?Annemi, babamı, kardeşlerimi bulmak istiyorum.Okumak, eğitimimi tamamlamak istiyorum.Yunan polisi cep telefonu ve paralarımız ile eşyalarımızı aldı.

Yunan Polisi çok kötü davrandı, herkesi dövüyorlar" diye konuşmuştu.Minik Menice'nin ailesinin kaybettiğini DHA'nın duyurmasının ardından Edirne Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri küçük kızı bulmak için harekete geçti.

Aile ve Sosyal Politikalar Edirne İl Müdürlüğü'nde devreye girmesiyle arama çalışmaları genişletildi.TELEFONLA ULAŞTIHaberin duyulmasının ardından küçük kızını arayan babası Seyid Arapzade, Edirne'ye gelerek diğer Afganlı gruplara ulaştı.Yaptığı görüşmelerde kızının Pazarkule Sınır Kapısı bölgesinde olduğunu öğrendi.

Baba Seyid Arapzade, telefon konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Politikalar Edirne İl Müdürü Bilgin Özbaş ile birlikte kızıyla bulaşacağı alana gitti.Burada kızını bir süre bekleyen baba Arapzade, Menice'nın gelmesiyle birlikte bir birin sarılarak duygu dolu anlar yaşadı.

Gözyaşlarına hakim olamayan baba kız basın mensuplara yaptığı açıklamalarda çok mutlu olduklarını söylediler.Buraya gidip kızına kavuşan Arapzade, kızını Yunanistan'da kaybetmesinin ardından İstanbul Otogar'ına gelerek 5 gündür aradığını söyledi.

Seyid Arapzade, "Biz Yunanistan'a geçtikten sonra bizi Yunan polisi yakalayıp farklı araçlarla Türkiye'ye gönderdi.Kızımı çok aradım sonunda buldum çok mutluyum.Kızımı çok özledim onu çok aradım ama sonunda buldum.

Ben Konya Ereğli'de kalıyorum.Menice'nın kardeşleri annesi de orada kızımı bekliyorlar.Hepinize teşekkür ederim" dedi.'ANNEME SARILMAYI ÖZLEDİM'Menice, babasına kavuşmasının mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Şimdi babama kavuştum, çok mutluyum. Çok üzüldüm, çok aradım ama sonunda babama kavuştum. Şimdi sıra annem ve kardeşlerime kavuşmak.

Bir an önce anneme sarılmak istiyorum" dedi.Basının yoğun ilgi gösterdiği buluşma anının ardından araca binen baba-kız alandan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ---------------Baba Seyid detayıBaba Seyid ile röp.Telefonla kızını bulmasıKızı ile konuşmasıMuhabir Ali Can Zeray'ın anonsuSeyid'in araca binmesiAracın gidişiKızına kavuşma anıMenice'den arşivBaba kızın buluşmasıBaba kız ile röp.Farklı açılardan detay

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Resul ORUÇOĞLU/EDİRNE,

=============================

Öğrenci midibüsü ile hafif ticari araç çarpıştı: 27 yaralı

KOCAELİ'nin Darıca ilçesinde, öğrencilerin taşındığı, belediyeye ait midibüs ile hafif ticari araç çarpıştı.Kazada, 1'i ağır 27 kişi yaralandı.Kaza, sabah saatlerinde, Abdi İpekçi Mahallesi Ethem Bey Caddesi kavşağında meydana geldi.

Kitap fuarına öğrenci götürdüğü öğrenilen Kenan Demirel'in kullandığı 41 L 0465 plakalı, Darıca Belediyesi'ne ait midibüs, kavşakta Suat Gedik yönetimindeki 06 FM 9947 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı.Kazada hafif ticari aracın sürücüsü Suat Gedik, ağır yaralanırken, midibüste bulunan, 23'ü öğrenci 26 kişi yaralandı.

Kazayı görenler, yardıma koşarken, 112 Acil Servis'e de haber verdi.Ağır yaralı Gedik, sağlık görevlilerince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Diğer 26 yaralı da kontrol amaçlı çevre hastanelere götürüldü.

Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Olay yerinden görüntülerEkiplerden görüntüÇocuklardan görüntüAmbulanslar ve detaylar

HABER-KAMERA: Haluk TURGUT/ DARICA (Kocaeli),

=============================

Suriye'ye uğurlanan Mehmetçiğe duygusal veda: 'Baba keşke ben de senin gibi selam dursam' TÜRK Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) sınırötesi operasyonlarına görev değişimine katılmak üzere Van İl Jandarma Komutanlığı'ndan 210 Mehmetçik, dualarla Suriye'ye uğurlandı.

Askerlerin, ellerinde Türk bayrakları, yanlarında çocukları, kucaklarında bebekleriyle uğurlama törenine katılan aileleriyle vedalaşması sırasında duygu dolu anlar yaşandı.Uğurlama töreninde küçük çocuğun, 'Baba keşke ben de senin gibi selam dursam' demesi kameralara yansıdı.TSK tarafından terörle mücadele kapsamında Suriye'deki operasyonlara katılmak üzere Türkiye'nin birçok yerinden olduğu gibi Van'dan da askerler sevk edildi.

Van İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Jandarma Özel Harekat Taburu'ndan 210 Mehmetçik için Jandarma Komutanlığında uğurlama töreni düzenlendi.Törene, Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, kurum amirleri, silah arkadaşları, asker aileleri ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ile başlayan uğurlama töreni, Suriye'ye görev değişimi için yola çıkan Mehmetçiklere duaların okunması ile devam etti.Sela ve ezanın okunduğu uğurlama töreninde duygusal anlar yaşandı.Ellerinde Türk bayrakları, kucaklarında bebekleriyle uğurlama törenine katılan aileler, görev değişimi için Suriye'ye giden yakınları için dua etti.

Mehmetçikler aileleriyle vedalaşırken, kundaktaki bebeklerini kucaklarına alıp öpmeleri sırasında duygu dolu anlar yaşandı.Uğurlama törenindeki selam duran askerler arasındaki babasının yanına gelen küçük bir çocuk ise, 'Baba keşke ben de senin gibi selam dursam' dedi.

O anlar kameraya yansıdı.Törende konuşan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Suriye'deki Mehmetçiklere destek vermek için Van'dan da uğurlama töreni düzenlendiğini belirterek, "Bu törene katıldığınız ve destek verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Türkiye Cumhuriyeti 83 milyonuyla bir ve beraberdir. Ülkesini ve milletinin bölünmez bütünlüğünü sağlamak için kadınıyla, erkeğiyle, askeriyle, polisiyle tüm vatandaşlarıyla bir olmuş.Türkiye Cumhuriyeti sadece kendi milletinin umudu değil, gönül dünyasındaki bütün mazlumların umudu olan bir ülkedir.

Onun için bugün bütün egemen güçlerinin hesaplarının görüldüğü Ortadoğu'da ve özellikle Suriye'deki halk paramparça edildi. Ülkesi paramparça edildi, insanları muhacir edildi ve İdlib'de bulunan 4 milyon insanın da tekrar muhacir edilmesi ve özellikle ülkemize doğru göçe zorlanması için birileri seferber olmuş.

Biz de Mehmetçiğimiz, jandarmamız, polisimiz ve o bölgede görev yapan sağlık personelimiz o insanların hayatını normalleştirmek için, hayatını idame edebilmeleri için, o Müslüman kardeşlerimize kendi vatandaşıymış gibi sahip çıkmaya çalışıyor.

Bugün Van'dan da bu taburumuz onların yardımına, desteğine gidiyor.Rabbim yollarını açık eylesin.Rabbim ayaklarına taş değdirmesin.Rabbim Ordumuzu muzaffer eylesin.Rabbim ülkemizdeki bütün insanları huzurunu, güvenini, barışını daim eylesin" dedi.'RABBİM, MEHMETÇİĞİMİZE GÜÇ VE KUVVET VERSİN'Türk Ordusunun her zaman barışın yanında olduğunu söyleyen Vali Bilmez, "Ordumuz mazlum insanların yanında olmuştur.

Van'dan yola çıkan arkadaşlarımızı yalnız bırakmayan Van halkına da kamu kurumlarına ve siyasi parti temsilcilerine de teşekkür ediyorum.Bu töreni düzenleyen İl Jandarma Komutanlığı ve ekibine, jandarmalarımızı uğurlamaya gelen ailelerine teşekkür ediyorum.

Rabbim onlara güç ve kuvvet versin. İdlib'de kaybettiğimiz şehitlerimize Allah'tan gani gani rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.Onları anarken Van'ın Başkale depreminde hayatını kaybeden, Bahçesaray yolunda çığ altında kalan deprem ve çığ şehitlerimizi de anıyorum ve onlara Allah'tan rahmet diliyoruz.

Rabbim birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin.Türk Ordusu ve polisi her zaman milletinin emrinde olmuştur. Çığ olduğunda da çığ bölgesine koşan yine onlardır.Deprem olduğunda da deprem bölgesine koşan yine onlardır.

Onlar bizim canımız, onlar bizim herşeyimiz.Rabbim onlara güç ve kuvvet versin.Onlara kem gözle bakanlara Allah fırsat vermesin.Birliğimize, beraberliğimize kastedenlere Allah fırsat vermesin.Allah kahhar sıfatıyla onları kahru perişan eylesin inşallah. İnşallah Mehmetçiğimiz belasız görevini ifa edip, tekrar ailelerinin yanına Van'ımıza geri gelecekler.

Biz uğurladığımız gibi inşallah sizi sağlıkla aynı şekilde karşılayacağız" diye konuştu.'İNŞALLAH BAŞARACAĞIZ VE GELECEĞİZ'Mehmetçikler ise, Suriye'ye göreve gidecekleri için çok gururlu olduklarını, dile getirerek, "Çok mutluyuz çok gururluyuz.

Başaracağımıza inanıyoruz. İnşallah başaracağız ve geleceğiz.Kimsenin gözü arkada kalmasınö mesajlarını verdiler.Uğurlama törenine katılan aileler de "Allah Mehmetçiğimiz yar ve yardımcısı olsun.Onları gururla uğurlamaya geldik.

Yüce rabbim şer güçlere karşı onları muvaffak eylesin.Devletimizi korumak adına birilerinin mücadele vermesi lazım.Kazasız belasız gitsinler gelsinler.Bütün askerler hepimizin oğludur.Sadece bizimkine değil bütün hepsine hayırlı yolculuklar diliyorum.

Gerekirse biz de gidebiliriz" diye konuştular.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİBehçet DALMAZ- Orhan AŞAN/VAN,

============================

Yağmur sebebiyle asfalt göçtü, araçlar çukura düştü

İZMİR'in Bayraklı ilçesinde, etkisini artıran sağanak nedeniyle sokakta derin göçükler meydana gelirken, bazı araçlar açılan göçüklerin içine düştü.Hemen her yağmurda benzer görüntülerin yaşandığı söyleyen mahalleli, çözüm istedi.Dün gece saatlerinde başlayan sağanak, İzmir halkına zorlu bir gün yaşatıyor. Şehrin bazı noktalarında su baskınları meydana gelirken, yağış sebebiyle trafikte de aksamalar yaşanmaya devam ediyor. Şehrin birçok noktasında, trafik polisleri sıkışıklığı açmak yoğun çaba sarf ediyor.

Alpaslan Mahallesi 1620/12 sokakta da yağış sebebiyle asfaltta göçükler meydana geldi.Göçüklerde biriken sular çevre sakinlerine zor anlar yaşatırken, iki otomobil de açılan derin göçüklere düşmekten kurtulamadı.

Maddi hasar meydana gelen araçlar çekici yardımıyla çıkarılırken, sokağa gelen ekipler hem temizlik hem de göçükleri doldurmak için çalışmalara başladı.Aracıyla açılan göçüklerden birine düşen sürücü, o anları şöyle anlattı: "Yağmur sebebiyle her yer kilit durumdaydı.

Ben de işe yetişmek için ve yolu biraz olsun kısaltmak için bu sokağa girdim. Önümden iki araba döndükten sonra ben de döndüm.Yağmur suları çok yoğun aktığı için çukuru görmedim ve düştüm. 'Allah' dedim kaldım.

Ekiplerin yardımıyla arabayı çıkardık.Kaportada biraz hasar var.Alt takımda hasar olup olmadığı serviste belli olacak."'DEFALARCA SÖYLEDİK AMA ÖNLEM ALINMADI'Mahalle sakinleri de hemen her yağmurda sokaklarında benzer görüntülerin olduğunu söyleyerek yetkililerden yardım istedi.

Uzun yıllardır aynı mahallede oturduğunu söyleyen Yusuf Yurt (55), "50 senedir burada oturuyorum.Maalesef bu durum İzmir'in çilesi.Yetkililere defalarca söylememize rağmen ne yazık ki sonuç alamadık.

Bir aydan beri mahalleye beton atılsın diye söylememize rağmen sonuç alınamadı.Her yağmurda bunu yaşıyoruz" dedi.Durumu çok kez bildirdiklerini ancak geri dönüş alamadıklarının altını çizen Resul İnce (60) ise, "Bu kış 4 araba bu sokakta çukura düştü.

Başka hiçbir yerde bu görüntüyü bulamazsınız.Belediyeye söyledik ama hiçbir çözüm alınamadı.Bu şekilde olmaz" ifadelerini kullandı.Meteorolojiden alınan bilgiye göre sağanak yağışın öğle saatlerine kadar etkili olacağı, akşam saatlerinde ise şehri terk edeceği öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Şoförle röportajMahalle sakinleriyle röportajGöçüklerden görüntüÇalışmalardan görüntüEkiplerden görüntüAnons

Haber-Kamera: Tolga TAHÇI - Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

============================

PKK'dan kaçan kadın terörist teslim oldu

PKK'nın Irak'taki kamplarından kaçarak Suriye'ye geçen Nurcan Ş., (19) Türk güvenlik güçlerine teslim oldu. PKK'nın Yunanistan'daki 'Lavrion' kampında kaldığını, bomba ve ağır silah eğitimi aldığını anlatan kadın terörist, örgütün kendilerine yeterince değer vermemesi nedeniyle kaçtığını söyledi.

Geçen ay Suriye sınırına gelen Nurcan Ş., Türk güvenlik güçlerine PKK'lı olduğu belirterek, teslim oldu. Adana'dan örgüte katıldığını ifade eden Nurcan Ş., Adana Emniyet Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorguya alınan Nurcan Ş., ifadesinde bir akrabasının yardımıyla örgüte katıldığını, 5 Şubat 2019'da insan kaçakçıları ile Meriç Nehri'ni botla geçip, Yunanistan'a gittiğini anlattı.Kadın terörist, "Ben PKK üyesiyim, Türkiye'den kaçtım ve Lavrion Kampı'na gitmek istiyorum" diyerek yardım istediği Yunan polisi tarafından söz konusu kampa yerleştirildiğini ifade etti.

Terörist, Yunanistan'da teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine düzenlenen gösterilere katıldığını, terör örgütü adına düzenlenen faaliyetlerde yer aldığını anlatarak, 22 Şubat 2019 günü sahte pasaportla, uçakla, Irak'a gönderildiğini kaydetti.

Terör örgütünün kamplarında bomba, ağır silah ve ideolojik eğitim aldığını belirten kadın terörist, kendilerine yeterince değer verilmemesi üzerine kaçmaya karar verdiğini bildirdi.

Nurcan Ş., Dicle Nehri'ni aşarak Suriye'nin Derik bölgesine ulaştığını oradan da Türkiye sınırına gelip, teslim olduğunu söyledi. Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Nurcan Ş., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Kadın teröristin anne ve babasına sarılmasıAdliyeden arşiv görüntüEmniyet müdürlüğü tabelaları

Haber-Kamera: ADANA,

=============================

İdlib'de rejim, havadan saldırdı: 17 ölü, 18 yaralı

SURİYE'nin İdlib kentinin Ma'arrat Misrin kırsalında, rejim güçlerinin hava saldırısında 17 kişi yaşamını yitirdi, 18 kişi yaralandı.İdlib kentinde, bu sabah rejim güçleri tarafından hava bombardımanı düzenlendi. Ma'arrat Misrin kırsalına yönelik hava saldırısında, aralarında çocuk ve kadınların da olduğu 17 kişi yaşamını yitirdi, 18 kişi yaralandı. Saldırı sonrası yaralılar, bölgeye giden sivil savunma ekipleri tarafından sağlık kuruluşlarına götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Drone görüntüleriBombanın düştüğü yerCenazelerin çıkarılmasıEnkazda yapılan aramalarMustafa Kanlı'nın anonsuTahrip olmuş araçlarGenel ve detay görüntüler

Haber: Mustafa KANLI-Kamera: Eser PAZARBAŞI- Nuri PİR-SURİYE

=============================

Eşi ile oğlunu kaybeden Suriyeli kadının, 9 çocuğuyla yaşam mücadelesi

SURİYE'de rejim güçlerine ait savaş uçaklarının bombalarından kaçarak, İdlib kırsalında çadır kente sığınan Halide Rahmun, eşini ve oğlunu kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, 9 çocuğu ile hayata tutunmaya çalışıyor.Suriye'nin Maaret el Numan bölgesindeki bombardımandan kaçıp, İdlib kırsalında çadırlara yerleşen Halide Rahmun ve 9 çocuğu, burada hayat mücadelesi veriyor.

Kocasını ve oğlunu İdlib'in ilçesi olan Maaret el Numan'da hava saldırısında kaybeden Rahmun, çocukları ile canlarını kurtarmak için her şeyini geride bırakarak, yaşamını çadırda sürdürmeye çalışıyor.Hava bombardımanında eşi ve 1 oğlunu kaybedince 9 çocuğuyla kaldığını anlatan Halide Rahmun, "Maaret el Numan'da yaşıyordum ancak Esad üzerimize bombalar yağdırdı.

Eşim ve oğlum uçaktan atılan bomba sonucu hayatını kaybetti.Sonra İdlib'e geldik ama burada da saldırılar başladı.Ben de 9 yetim çocuğumla kampta kalmaya başladım.Burada çok zor şartlar altında yaşıyoruz.

Yemek, ekmek, temizlenebilecek suyumuz yok, temiz kıyafet ve yakacağımız yok.Bazı çadırlarda birkaç aile yaşıyor.Bir çadırda 9 çocukla kilimin üzerinde yaşıyoruz.Bize sadece Türkiye yardım ediyor.

Biz lider Recep Tayyip Erdoğan'ı seviyoruz" dedi.Sınırın birçok noktasına kurulu çadırlarda yaşamını sürdüren savaş mağdurları arasındaki çocuklar ise soğuk havada montları dahi olmadan, çamurlu alanlarda oyun oynuyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------ÇadırkentÇadırlardaki zorlu yaşam koşullarıMuhabir Mustafa Kanlı'nın anonsuHalide Rahmun'un röportajıÇadırda yaşayan çocuklarMuhabir Mustafa Kanlı'nın anonsuGenel ve detay görüntüler

Haber: Mustafa KANLI-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN/ SURİYE

===========================

Otobüs firmasından koronavirüs önlemi

ÇİN'de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüs sebebiyle Tokat'ın Erbaa ilçesinde şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan özel bir otobüs firması yolcuları için koronavirüs broşürü bastırıp her yolculuk öncesi araçları dezenfekte etmeye başladı.Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan, İran, Irak gibi komşu ülkelerde de ölümlere sebep olan koronavirüs sebebiyle Tokat'ın Erbaa ilçesinde bir otobüs firması araçlarında dezenfeksiyon çalışması başlattı. İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum, Antalya gibi birçok ile yolcu taşıyan firma, yolcularını koronavirüse karşı bilgilendirmek için broşür hazırladı.

Firmaya ait otobüsler 1 Mart itibariyle özel kıyafetler giyen görevlileri tarafından dezenfekte edilmeye başlandı.Yolcu koltukları, koltukların arka ve alt kısımları, düğmeler, yolcu tutamakları, cam kenarları, havalandırma kapakları ve bagaj bölümü virüse karşı özel bir dezenfekte sıvısı ile temizleniyor.

Temizlenen otobüslere hareket saatine kadar şoför ve muavini dışında kimsenin binmesine müsaade edilmiyor.Yaptıkları iş gereği risk grubunda bulunduklarını ifade eden otobüs firmasının yönetim kurulu başkanı Ulvi Uslu "Virüslere karşı önlem alabilmek için Mart ayının başından itibaren araçlarımızı genel temizlikten sonra Sağlık Bakanlığı onaylı temizlik malzemeleriyle, hijyen malzemeleriyle koronavirüs ve türevi olan salgınlara karşı düzenli bir şekilde dezenfekte işlemlerinden geçiriyoruz.

Bu işlemi yapmadığımız bir aracı yola göndermiyoruz.Yolcu almasına izin vermiyoruz.Aynı zamanda dediğim tarihten itibaren bizimle seyahat eden yolcularımızı, konuklarımızı, bilgilendirmek için el broşürleri bastırdık.Sadece araç içerisinde değil genel yaşam tarzlarında da ne gibi önlemler alabileceği konusunda sosyal sorumluluk ilkesi gereği bilgilendirme yapıyoruz.

Amacımız insan sağlığını ön plana çıkarmak" dedi.

Görüntü Dökümü: -Bastırılan broşörler-Otobüslerin dezenfekte edilmesi-Firma sahibinin konuşması

Haber-Kamera: İbrahim UĞUR/ERBAA (Tokat),

====================

Kılıçla öldürülen Zülal'in ailesi, kararı bekliyor

İzmir'in Bornova ilçesinde, üniversiteli Zülal Tütüncü'yü (21) babasına ait kılıçla öldüren Günhan Öztürk'ün (26) yargılandığı davada savcı, ikili arasındaki tartışma ve cinayetin nedeninin bilinmemesi nedeniyle 'kasten adam öldürme' suçundan ceza verilmesini istedi.

Duruşmada sanık avukatına savunma için süre verilerek ertelenirken, tek kızlarını kaybeden anne baba, davada bir an önce karar verilmesini istedi.Bornova ilçesi İnönü Mahallesi Şehit Mustafa Caddesi'nde, 18 Aralık 2017 tarihinde meydana gelen olayda, özel bir üniversitenin Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü'nde okuyan Günhan Öztürk ile Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Zülal Tütüncü, bir mekanda eğlendikten sonra, Öztürk'ün evine gitti.

Ancak Günhan Öztürk, babasına ait kılıcı, uyuyan Zülal Tütüncü'nün boynu ile omzuna sapladı.Genç kız olay yerinde yaşamını yitirirken, Öztürk polisi arayarak teslim oldu.İfadesinde suçunu itiraf eden ancak tartışma ile cinayetin nedeniyle ilgili konuşmayan Öztürk, tutuklanarak cezaevine gönderildi.DURUŞMA ERTELENDİTutuklu sanık Öztürk hakkında 'kasten adam öldürmek' suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

Duruşmada, savcı, ikili arasında yaşanan tartışma ile cinayet nedeninin tespit edilmediğini bildirerek sanığın, 'ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet' ve 'kasten adam öldürme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti.Mahkeme, sanık avukatına savunma için süre vererek, duruşmayı erteledi.AİLE TEPKİ GÖSTERDİGenç kızın ailesi, davada artık karar verilmesi gerektiğini savunarak, duruşmanın ertelenmesine tepki gösterdi.

Kızının canavarca hisle öldürüldüğünü bu nedenle sanığa ömür boyu hapis cezası verilmesi gerektiğini söyleyen baba İsmail Tütüncü, "Davanın çoktan bitmiş olması gerekiyor.Savcının mütalaasını anlamlı bulmadık.Benim kızım 1.50 boyundaydı.

Bu cani en az 1.80-1.85 boylarında. İstese de kendisini savunamazdı.Uyku halinde öldürdüğü halde hala sebebini arıyorlar.Sebebi canilik, başka sebebi yok.Cani bu adam, o yüzden kızımızı öldürdü.

Buna ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesi gerekiyor.Alt kattan kılıcı alıyor, hatta bazanın altından alıyor kılıcı.Kapının eşiğine koyup uyumasını bekliyor.Ondan sonra öldürüyor" dedi.'EN BÜYÜK SÖZ HAKKI BİZİMDİ'Kızının doğum gününde hayatını kaybettiğini belirten anne Bedriye Tütüncü de "Kaç kişiyi daha öldürmesi gerekiyor?

Hiç bir neden olmadan, hiç bir suçu olmayan bir kız çocuğunu, 21 yaşında, hem de doğum gününde katleden bir insandan her şey beklenir.Bu davanın peşindeyiz ve ağırlaştırılmış müebbet cezası alana kadar arkasındayız.

Ben tepki göstermek istediğim zaman beni hep susturdular, hakime karşı çıkma dışarı atılırsın dediler.Söz hakkı vermediler ama en büyük söz hakkı bizimdi.Biz anne-babayız.O çocuğu doğuran, büyüten, bu zamana kadar getiren biziz.

Bizim hiç mi söz hakkımız yok?" diye konuştu.'SADECE ZÜLAL'İ DEĞİL, BİZİ DE ÖLDÜRDÜ'Zülal'in gezmeyi çok sevdiğini söyleyen anne Tütüncü, şunları kaydetti: "Kızımın çok büyük hayalleri vardı.En büyük hayali dünyayı gezmekti, hatta odasında dünya haritası var.

Gezmek istediği yerler işaretli orada.En büyük hayaliydi. Çok özgüvenli bir çocuktu. Çok neşeli bir çocuktu.Herkese karşı, büyüklerine karşı çok iyi niyetliydi.Herkese karşı sevgi dolu çocuktu.

Girdiği ortamda maskot olan bir çocuktu.Küçüklüğünden beri hangi ortama girersek girelim maskot olan bir çocuktu, çok neşeliydi. Çok özlüyorum.Zülal bizim tek evladımızdı.Biz ona kavuşabilmek için uzun tedaviler gördük.

Ben defalarca ameliyat masalarına yattım. İsviçre'de tedavi gördük.Zülal İsviçre doğumlu.Sadece Zülal'i değil bizim bütün geleceğimizi öldürdü.Beni öldürdü, babasını öldürdü, sevenlerini öldürdü.Tek evladımızı aldı elimizden.

Anne-baba olma hakkımızı da elimizden aldı."

Görüntü Dökümü-----------------------Zülal'in eski videolarından detaylar-Gezmek istediği yerleri işaretlediği haritadan detaylar-Zülal'in anne ve babası röportajı-Zülal'in fotoğraflarından detaylar

-Haber: Semih ŞAHİN -Kamera: Huzeyfe ÖZDEMİR/BURSA,

============================

Karayolunda bisikletleri üzerinde halay çektiler

DİYARBAKIR'da karayolunda bisikletle ilerleyen bir grup gencin, el ele tutuşarak halay çekmesi, görenleri şaşırttı.Elazığ Caddesi'nde bir grup genç, bisiklet kullandıkları sırada el ele tutuştu. Gençler, müzik eşliğinde halay çekerek trafikte bisikletle ilerledi. Caddeyi kapatan ve trafikte tehlike oluşturan gençleri görenler, şaşkınlık yaşadı. Gençlerin trafikteki tehlikeli hareketleri, cep telefonuyla görüntülendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Bisikletli grubun yolda ilerlemesiHalay çekmeleriGenel ve detay

Haber: Elif FİLİZ- Kamera: DİYARBAKIR,

=============================

Atının kopan kuyruğunun yerine yenisini yaptırdı ANTALYA'nın Korkuteli ilçesinde yaşayan Halil Bilgin'in kuyruğu kopan atına, diğer atlardan alınan kuyruk kılları ile yeni kuyruk yaptırdı.Yeni kuyruk, kuaför Fikret Kavurt tarafından birleştirilerek ata takılırken Bilgin, "O da kuyruğunun yapıldığını hissetti.

Gerçekten de ortaya çok güzel bir eser çıktı" dedi.Korkuteli'ne bağlı Uzunoluk Mahallesi'nde yaşayan veteriner hekim Halil Bilgin, bakımını üstlendiği 3 rahvan attan birinin kısa süre önce kuyruğunun koptuğunu fark etti. 3 yaşındaki 'Asım' adlı atının kuyruğu koptuktan sonra psikolojisinin bozulduğunu fark eden Bilgin, çözüm aramaya başladı.

Yaptığı araştırmalar sonunda da yeni kuyruk yaptırmaya karar verdi.Arkadaşı olan kuaför Fikret Kavurt'tan yardım istedi.Halil Bilgin'in baktığı diğer iki attan alınan kıllar bir araya getirilerek, yaklaşık 2.5 saat süren 'kaynak' denilen yöntemle atın kuyruğuna takıldı. 'O DA KUYRUĞUNUN YAPILDIĞINI HİSSETTİ'Halil Bilgin, "Bir akşam geldiğimde atın kuyruğunun kopmuş olduğunu gördüm.

Moralim bozuldu ve atın da görselliği bozuldu. 'Ne yapabiliriz' diye düşündük ve önümüzde yaz olduğu için sinekler atı rahatsız edeceği için, kuyruğu olmadığı için at rahatsız olacak.Sonra düşündük bayanların saç ekleme ve kaynak yaptırdığı aklımıza geldi.

Hemen Fikret Kavurt arkadaşım aklıma geldi.Hemen aradım ve atın kopan kuyruğunu anlattım.O da 'hemen gerekeni yaparız' dedi. İlk önce 'bana bir kuyruk getirin, deneyelim' dedi, kaynak tutup tutmayacağını.

Diğer atlarımızdan kuyruk götürdük ve denedik, olabileceğini söyledi.Daha sonra diğer atlarımızdan seyreltilmiş şekilde kuyruk topladık.Kuaför Fikret Kavurt'a verdik.Arkadaşımız kuyrukları kaynatma işini yaptı.Eline emeğine sağlık, çok da güzel oldu.

Bu kaynatma işi 2,5 saat sürdü.At çok hareketli olmasına rağmen hiç hareket etmedi.O da kuyruğunun yapıldığını hissetti.Gerçekten de ortaya çok güzel bir eser çıktı" dedi.'2,5 SAAT UĞRAŞTIK VE YAPTIK'Kuaför Fikret Kavurt da "Her insanda olduğu gibi bizde de hayvan sevgisi var.

Kendim kadın kuaförü olduğum için sadece işimiz kadınlarla değil.Hayvanların da bu tarz işlere ihtiyacı olduğunu düşündüm.Halil Bey geldiğinde ne yapabilir, olur mu olmaz mı diye tedirginlik yaşadık.

Dedim ki 'siz orijinal bir tay kuyruğu getirin bir bakayım, ben de bunların bir analizini ve hazırlığını yapayım' dedim.Gelene bir bakalım uyum sağlayacak mı diye düşündük.Sağ olsun, onlar da bir kuyruk getirdi.

Ben de onun çalışmasını yaptım.Biliyorsunuz bayanlar görsel olarak her şeye çok önem verir.Dedik ki at için neden olmasın?Hayvanların da bu tarz şeylere ihtiyacı var. İşlemlerimi yaptık, sağ olsun tayımız da işlemler yapılırken, bizlere çok yardımcı oldu.

O da kuyruk takıyor gibi hissetti. 2,5 saat uğraştık ve yaptık.Mutlu ettiğimize inanıyorum.Ben onun gözlerinden anlamıştım, duruşundan.Her şey çok güzel oldu hayvanları sevmek lazım" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Sahibi Halil Bilgin'in atla ilgilenmesiBilgin'in atın kuyruğunu taramasıHalil Bilgin'in atı koşturmasıHalil Bilgin'in konuşmasıKuafer Fikret Kavurt'un konuşması

HABER- KAMERA: Adem DURMAZ/KORKUTELİ (Antalya),

================================

Mağaza önünden etek hırsızlığı kamerada

ADIYAMAN'da, kıyafet mağazası önünde, kaldırımda bulunan etek, kimliği belirsiz kadın tarafından çalındı.Bu anlar, iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.Olay, öğle saatlerinde, Yavuz Selim Mahallesi'nde meydana geldi.Kimliği belirsiz kadın, müşteri gibi Mustafa Albayrak'a ait kıyafet mağazası önüne gelip, içeri bakmaya başladı.

Kadın, daha sonra mağaza önündeki eteklerden birini çalıp, çantasına koyarak, uzaklaştı.Hırsızlık olayını fark eden iş yeri sahibi, güvenlik kamerası görüntülerini izleyip, polise haber verdi. İhbarla harekete geçen polis ekipleri, hırsızlık şüphelisi kadının yakalanması için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Olay yeriGüvenlik kamerasıHırsızların dükkanın önüne gelişiHırsızların dükkan önünde bulunan eteği çantaya koyması-Hırsızın olay yerinden uzaklaşması-Genel ve detay görüntü

Haber: Mahir ALAN - Kamera: ADIYAMAN

=================================

Nepal'e yürüyen Rosie, Akçakoca'da

İNGİLTERE'den, 2018'de Nepal'e doğru yola çıkan yazar, gezgin ve maraton koşucusu Rosie Swale Pope (73), Düzce'nin Akçakoca ilçesine ulaştı.Pope, 4 bin kilometre yürüdüğünü, 2021 yılında Nepal'e ulaşmayı hedeflediğini söyledi.Çocuklara yardımcı olmak için 2018 yılının Temmuz ayında İngiltere'den Nepal'e doğru yola çıkan Rosie Swale Pope, Düzce'nin Akçakoca ilçesine geldi.

Sakarya'nın Karasu ilçesinden Akçakoca'ya ulaşan Pope, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Pakistan, Hindistan üzerinden Nepal'e gideceğini söyledi. 3 tekerlekli olan, kendisinin çektiği ufak karavanıyla yoluna devam eden Pope, yürüyüşüne zaman zaman mola vererek, İngiltere'ye ailesinin yanına gittiğini söyledi.

Pope, "İngiltere'den Türkiye'ye yürüyerek 3 tekerlekli mini karavanımı çekerek yürüyorum.Bazen karavanımda uyuyorum, bazen otelde kalıyorum.Arada İngiltere'ye ailemi görmeye gidiyorum.Kaldığım yerden yürüyüşüme devam ediyorum. İlk kez Türkiye'ye geldim, her yer çok güzel. Şu ana kadar yürüyüşüm 4 bin kilometreyi bulmuştur. 2021 yılında Nepal'e ulaşmayı hedefliyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Rosie Swale Pope'nin yürürken çekilen görüntüsüDetaylarHABER-KAMERA: Ayşenur YAMAN/AKÇAKOCA (Düzce),

================================

4 yıldır şehit ailelerine ücretsiz hizmet veriyor

AFYONKARAHİSAR'ın Çay ilçesinde balık restoranı işletmecisi Ramazan Doğan (40), yaklaşık 4 yıldır şehit ailelerine ücretsiz hizmet veriyor.Restoranına gelen şehit ailelerinden ücret almayan Doğan, "Onlar bizler için şehit oldu.

Ben de işim nedeniyle bu kararı aldım" dedi.Çay çevre yolunda balık restoranı işleten Ramazan Doğan, şehitlerin ailelerine destek olmak, acılarını paylaşmak ve moral vermek için, yaklaşık 4 yıl önce şehit ailelerine ücretsiz hizmet uygulaması başlattı.

O günden beri şehit ailelerinden ücret almayan Ramazan Doğan, restoranın girişine, 'Bu iş yerinde şehit ailelerine hizmet ücretsizdir.Bedeli şehitler tarafından ödenmiştir' yazılı tabela astırdı.2 çocuk babası Ramazan Doğan, "Suriye'de, Libya'da ve terör örgütleriyle yaptığımız mücadelede şehit düşen askerlerimizin ailelerine 'nasıl bir yardımda bulunabiliriz' diye düşünürken bu uygulamayı başlattım.

Elimden başka bir şey gelmiyor.Onlar bizler için şehit oldu.Ben de işim nedeniyle bu kararı aldım" dedi.Şehit ailelerinden olumlu tepkiler aldığını kaydeden Ramazan Doğan, "Çok sayıda teşekkür alıyorum. Şehit düşen görevlilerimizin annelerinin, babalarının acılarını derinden paylaşıyorum.

Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Ücretsiz tabelasından detay Ramazan Doğan'ın açıklaması

HABER- KAMERA: Muzaffer NAL/ÇAY (Afyonkarahisar),

İdlib haberleri ve İdlib son dakika gelişmeleri için tıklaKoronavirüs kaç can aldı? Hangi ülkede kaç kişi koronavirüs nedeniyle öldü?Koronavirüs nedir? Coronavirus belirtileri nelerdir? Koronavirüs tedavisi nasıl yapılır? Koronavirüs hakkında merak edilenler ve sıkça sorulan sorularKaynak: DHA

İlgili diğer haberler

Haftanın tarihine bakış
Haftanın tarihine bakış
Son dakika! DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR
Son dakika gündem: DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ
DHA YURT BÜLTENİ - 10
Dünya gençleri bilim ve sanat için Buca da yarışacak