Sağlıkta gizli maliyet alarmı: Türkiye kronik hastalık faturasını nasıl yönetecek?

Sağlıkta gizli maliyet alarmı: Türkiye kronik hastalık faturasını nasıl yönetecek?

Türkiye’de diyabet, obezite, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları yalnızca sağlık sistemini değil, kamu bütçesini ve iş gücü verimliliğini de giderek daha fazla etkiliyor.Uzmanlar, asıl riskin tedavi maliyetlerinin yükselmesi değil, kronik hastalıkların geç teşhis edilmesi ve uzun vadeli ekonomik etkilerinin yeterince hesaba katılmaması olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye merkezli Axel Sağlık Çözümleri'ni kuran ve 8 yıl boyunca şirketin genel müdürlüğünü yürüten, geçmişte Türkiye’nin kamu sağlık finansmanı ve ilaç geri ödeme politikalarının geliştirilmesinde görev alan sağlık ekonomisi uzmanı Ayşen Şentürk, kronik hastalıkların Türkiye için “görünmeyen ama büyüyen bir mali yük” oluşturduğunu belirterek, “Sağlıkta sürdürülebilirlik için yalnızca bugünün harcamasına değil, önümüzdeki 10-20 yılın hastalık yüküne bakmak gerekiyor” dedi.Artan yük sadece hastaneleri değil ekonomiyi de etkiliyorKronik hastalıklar, hastane başvurularından ilaç kullanımına, iş gücü kaybından erken emekliliğe kadar geniş bir ekonomik etki yaratıyor.

Sağlık ekonomistlerine göre diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi uzun süreli rahatsızlıklar, sağlık harcamalarının önemli bölümünü oluştururken, dolaylı maliyetler çoğu zaman resmi istatistiklerde yeterince görünmüyor.Bu noktada sağlık teknolojisi değerlendirmesi, maliyet-etkililik analizleri ve bütçe etki çalışmaları gibi araçlar öne çıkıyor.

Kamu geri ödeme politikaları, ilaç fiyatlandırması, farmakoekonomi ve hastalık yükü analizleri üzerine 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Şentürk, geçmişte Maliye Bakanlığı’nda Sağlık Ekonomisi Uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin İlaç Geri Ödeme Komisyonu’nun üyeleri arasında yer aldı.

Kamuda görev yaptığı dönemde Şentürk; Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur’un sağlık ve geri ödeme uygulamalarının koordinasyonu, Genel Sağlık Sigortası ve SGK yapılanmasına yönelik teknik hazırlıklar ile bugün Sağlık Uygulama Tebliği üzerinden yürütülen geri ödeme sisteminin öncülü niteliğindeki Bütçe Uygulama Talimatı’nın hazırlanması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalarda görev aldı. İlaç Geri Ödeme Komisyonu’nda ise yeni tedavilerin kamu tarafından hangi koşullarda karşılanacağına ilişkin değerlendirmelerde, farmakoekonomik analizlerin ve geri ödeme dosyalarının teknik inceleme süreçlerinde rol üstlendi.Uluslararası sağlık ekonomisi platformu ISPOR’da maliyet-etkililik, bütçe etkisi, hastalık yükü ve alternatif ödeme modelleri üzerine 30’dan fazla bilimsel bildiri ve poster çalışmasına katkı sunan Şentürk, 2017’de Roma’da düzenlenen HTAi Yıllık Toplantısı’nda biyoteknoloji ve biyobenzer ilaçlar üzerine sunum gerçekleştirdi.Özel sektöre geçtikten sonra da politika geliştirme ile bağını sürdüren Şentürk, değer bazlı ödeme ve çok kriterli karar analizi (MCDA) gibi yeni nesil geri ödeme yaklaşımlarının Türkiye’de ele alınmasına yönelik olarak kamu kurumlarından karar vericiler ile özel sektör temsilcilerini bir araya getiren eğitim ve çalışma organizasyonları düzenledi.

Bu çalışmalar, geri ödeme kararlarında klinik fayda, ekonomik değer, bütçe etkisi ve diğer karar kriterlerinin birlikte değerlendirilmesine yönelik yaklaşımın gelişmesine katkı sağladı.Önleyici sağlık harcamaları neden kritik?Uzmanlara göre Türkiye’nin önündeki temel soru, kaynakların ne kadar harcandığı değil, ne kadar doğru kullanıldığı.

Erken tarama programları, dijital takip sistemleri ve risk temelli koruyucu sağlık uygulamaları, uzun vadede yüksek tedavi maliyetlerini azaltabilecek araçlar arasında gösteriliyor.Sağlık ekonomisi alanında çalışan meslek örgütlerinin de bu tartışmadaki rolü artıyor.

Alanında önde gelen isimlerden olan Şentürk, sağlık politikalarında veriye dayalı karar alma kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Şentürk’e göre geri ödeme kararlarında yalnızca tedavinin fiyatı değil; klinik sonuçları, ekonomik değeri, bütçe etkisi ve toplumsal öncelikler de birlikte değerlendirilerek kamu kaynaklarının hangi sağlık teknolojilerine yönlendirileceği daha sistematik biçimde belirlenmeli.Uzmanlar, kronik hastalıklarla mücadelede gecikmenin yalnızca sağlık sistemine değil, Türkiye’nin ekonomik sürdürülebilirliğine de doğrudan etki edeceği görüşünde birleşiyor.

En büyük tasarrufun ise hastalık ilerledikten sonra değil, ortaya çıkmadan önce yapılan doğru yatırımlarla sağlanabileceği vurgulanıyor.Kübra Çolakbüyük Haberler.com Türkiye Sağlık Kamu

İlgili diğer haberler

Yapımcı ve Yönetmen Mehmet Ali Özpolat İçin Memleketinde Mevlit Okutuldu
Dha Yurt Bülteni-12
Nevruz Ateşi Yakıldı, Örste Demir Dövüldü
Kapalı Ortamda Led Aydınlatma ile Domates Yetiştirdiler
Antalya Kapalı Ortamda Led Aydınlatma ile Domates Yetiştirdiler
Kapalı Ortamda Led Aydınlatma ile Domates Yetiştirdiler